Pazartesi, Kasım 29, 2021
Ana SayfaBina GüçlendirmeFabrika & Endüstriyel Tesis Güçlendirme

Fabrika & Endüstriyel Tesis Güçlendirme

Türkiye’de 1960’lardan sonra pek çok endüstriyel yapı ve fabrika yapılmıştır. Söz konusu yapılar iki farklı şekilde gruplanabilir. Kolon açıklıkları büyük olan Fabrika yapıları ikincisi de kimya fabrikaları, enerji santralleri gibi Endüstri yapılarıdır.

Üretim amacıyla inşa edilen bu yapılara büyük maliyetli yatırımlar yapıldığı için uzun vadede karlı yatırımlar olması ancak bu tip yapıların uzun süreli kullanımda kalması ile mümkündür. Bu noktada diğer yapı türlerinden ayrılmaktadır.

Fabrika binaları ve endüstriyel tesislerinin uzun vadede hizmet sunması hem iş seyrinin aksamaması hem de içerisinde insan barındırması sebebi ile depreme karşı güvenli olması büyük önem taşımaktadır. 

Deprem sonrası zarar görmesi ve kullanım aksaklıklarının oluşması, iş işleyiş seyrinin yavaşlaması ve hatta durmasına sebep olmaktadır. Deprem sonrası böylesi hasar ve aksamalar hem mikro ölçekte hem de makro ölçekte ekonomimizi etkilemektedir. Bu nedenle de bu tür yapıların olası bir deprem anında zararını en aza indirgemek için yapısal analizinin yapılması önemlidir.

Büyük endüstriyel tesis ve fabrika işletmelerinde yapılan risk analizlerinde bu konu ekonomik anlamda temel taşı niteliğindedir. Yapılan deprem analizleri doğrultusunda ihtiyaç halinde yapılacak olan güçlendirme yöntemi olabildiğince hızlı ve olabildiğince ekonomik yöntemlerle yapılmalıdır.

Bu bağlamda endüstri yapılarında ve fabrikalarda uygun deprem tahkiklerinin ve güçlendirme uygulamalarının deprem mühendisliği alanında uzman inşaat mühendisleri tarafından yapılması gerekmektedir.

FABRİKA VE ENDÜSTRİYEL TESİSLERDE GÜÇLENDİRME NASIL YAPILIR?

Ülkemizde yeterli mühendislik hizmeti alınmadan yapılan endüstriyel tesis ve fabrikalarda deprem sonrası, yapıda göçme, can kaybı veya çok sayıda hasara sebep olmaktadır. Hatta bu yapılarda deprem meydana gelmeden dahi yapıların riskli olması durumunada sıkça ratlanmaktadır. 

Bu sebeple, Endüstriyel Tesislerde ve Fabrikalarda oluşabilecek can ve mal kayıplarının önüne geçilebilmesi için özellikle olası depremler öncesinde deprem performansı incelenmeli ve ihtiyaç durumunda güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu süreç 3 aşamada gerçekleştirilmektedir.

1.Aşama:

Fabrika Taşıyıcı Sistem Deprem Performans Raporunun Hazırlanması. Taşıyıcı Sistem Deprem Performans Raporu, deprem mühendisliğinde uzman ve yetkin kişiler tarafından yapılır. Rapor hazırlanırken söz konusu endüstriyel tesis veya fabrikanın statik ve mimari projesi var ise projesi ile rölevesi alınarak mevcut hali karşılaştırılarak yapının gerçek hali tespit tespit edilir.

Binanın eğer statik ve mimari projesi yok ise yerinde mevcut binanın rölevesi alınır ve sonraki işlemler her zaman röleveye uygun olarak yürür. Genel anlamda fabrika ve endüstriyel tesis yapılarının diğer yapılardan ayrılan hem mimari hem statik anlamda birçok uzmanlık gerektiren noktaları vardır. 

Genel olarak, 2019 deprem yönetmeliğine göre binadan 9 dan az olmamakla beraber her  400 m2 de 1 adetten az olmamak üzere, zemin katta 3 ve her katta en az 2 adet 100mm çapında deprem yönetmeliğinde tariflenen kolon ve perdelerden beton karot numunesi alınacaktır. Binanın taşıyıcı elamanlarının en az yüzde beşinde kolon ve perde sıyrılıp donatılar incelenecek, numune alınacak ve son durumu tespit edilecektir.

Sıyrılıp açılan kolon-perde-kiriş elemanları dışında en az yüzde yirmisinde cihazlarla donatı okuması yapılacaktır.  Schmidt çekici ile binadaki beton kalitesini anlamak için okumalar alınabilir.

Binadan alınan numuneler laboratuvar ortamında teste tabi tutularak basınç ve çekme( gerekli ise) değerleri tespit edilecektir.  Laboratuvardan alınan sonuçlar ve binadan alınan veriler neticesinde bina bilgisayar ortamında modellenerek deprem yükleri etkisi altında performans testine tabi tutulacaktır. 

Sonuç olarak, modellenen yapıdaki tüm yapı elemanlarının deprem performansı altındaki davranışı raporlanarak yapı sahibinine teslim edilecektir.

2.Aşama: 

Yapı, taşıyıcı sistem deprem performansı raporu ya da riskli yapı tespit raporu neticesinde güçlendirilmeli kanaatine varıldı ise, bir sonraki aşama güçlendirme projesinin hazırlanmasıdır.

Güçlendirme projesinde, mevcut binanın taşıyıcı sistemleri gerekli güçlendirme uygulamaları ile birlikte dikkate alınarak yapının güçlendirilmiş modeli oluşturulur.  Yapılan statik hesaplar sonucu ortaya çıkan verilere göre taşıyıcı elemanlarda optimum güçlendirme tekniğine karar verilir.

Güçlendirme projesinde bir yapının bina içerisinden ya da dışarıdan güçlendirilmesi mümkündür. Binaların güçlendirilmesi genelde imar mevzuatı dolayısıyla içeriden güçlendirme teknikleri kullanılarak yapılmaktadır.

Binadaki mevcut taşıyıcı sistem elemanlarının kesitinin artırılması, yeni taşıyıcı sistem elemanlarının eklenmesi ya da taşıyıcı sistem elemanlarının kendi kapasitesinin artırılması (karbon elyaf takviyeli polimerlerin (CFRP) sarılması gibi).

İş yeri olması güçlendirme sırasında kullanımın devam edip etmemesi gerekliliği, zaman kısıtlılığı, maliyet gibi etkenler dahil olmak üzere güçlendirme projesinde yapıya uygulanacak tekniklerden en uygun olanını seçmek uzmanlık gerektiren bir yeterliliktir. 

3.Aşama: 

Yerinde Uygulama Yapılarda güçlendirme yöntemleri kullanıcı istekleri ve hedeflenen isteklere göre değişiklik gösterebilmektedir. Fakat genel anlamda sık kullanılan yöntemleri kısaca açıklayalım.

A) Betonarme Sisteme sahip Fabrika Güçlendirmede taşıyıcı sistem elemanlarına betonarme manto yapılması, çelik manto yapılması, CFRP ile sarılması, perde eleman eklenmesi, temel yapılması ya da bunların kombinasyonu mümkündür. Yaygın ve sık kullanılan yöntemlerdir. Yaşı büyük olan yapılarda yatay deprem kuvvetlerinin taşınması genel anlamda yetersiz kalmaktadır. 

Karşılaşılan bu durumlarda bina içerisinde öncelikli hesap sonuçları göz önünde bulundurularak, hesap sonuçlarının izin verdiği sınırlar içerisinde mimari anlamda da uygun yerlere betonarme perdeler yapılarak güçlendirme işlemi yapılabilir. Betonarme perdeler ile güçlendirme yapıldıktan sonra bir sonraki aşamada kolonlarda oluşacak zafiyetlerin giderilmesi için kolonlarda mantolama işlemi yapılabilmektedir.

Ayrıca yapılan güçlendirme sonrasında temel takviyesi gerekiyorsa projesine uygun şekilde yapılmalıdır. Kirişlerde güçlendirme, eğer ki perde ve kolonlarda yeterli güçlendirme yapılmış ise istisnai durumlar dışında ihtiyaç duyulmamaktadır. Yöntemin kendi içerisinde avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. Yapıda yeni perde üretilmesi yatay deprem yüklerinin karşılanması açısından büyük bir avantaj sağlamaktadır.

Fakat ne var ki mimari anlamda iç mekanda perde eklenmesi, iç mekan tasarımını bozması veya kolon mantolama işleminden sonra kullanılan iç mekan kullanım alanında azalma meydana gelmesi açısından bir dezavantaj olabilmektedir. Çelik manto ile Fabrika Güçlendirme yönteminde çalışma prensibi, yapıdaki mevcut betonarme elemanların (yaygın olarak kolonların) çevresinde çelik giydirme yapılması şeklindedir. 

Betonarme ve çelik plakaların arasında kalan boşluk sargı etkisinin de sağlanması amacıyla iyi bir birleşim aracı olan, epoksi enjeksiyonu ile kapatılır. Yöntemin sağlıklı çalışabilmesi için statik hesaplamalar önem arz eder. Projesine uygun, binaya etki eden deprem yüklerini karşılayacak düzeyde tasarım gerçekleştirilmelidir.  Yöntem beton mantolamaya göre kolonları daha fazla büyütmediği için mimaride daha az alan kayıpları meydana getirir.

RELATED ARTICLES

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Yazılar

Call Now ButtonHemen Arayın